|
Organize bir ilgisizlik
Biliyorsunuz, çeşitli organize işler var. Örneğin organize, hırsızlık, organize kapkaççılık, organize çek senet mafyası, organize organ mafyası, organize kadın mafyası. Saymakla bitmez. Nerede ekonomik bir çöküntü baş gösterdiyse, mutlaka orada bu tür organizasyonlar meydana çıkmaktadır. Fakat dikkat edilirse, uzun zamandır Türkiye`de bir de bunlara ilave olarak organize ilgisizlik peyda oldu. Bu ne biçim bir şey ise, bulaşıcı bir hastalık gibi, bütün ülkeyi kapladı. Bu medet ne çocuk ne kadın ve ne de erkek ayırımı yapıyor. Yani 7`den 70è kadar herkese bulaşabiliyor. Eğitim falan da tanımıyor. En cahilinden en eğitimlisinde bu ilgisizliği görmek mümkündür. Afrika`da görülen Tsetse adı verilen sineğin bulaştırdığı bir uyku hastalığı vardır ya ona benziyor sanki! Buradaki rahatsızlık uyku hastalığı değil. Daha ziyade ilgisizlik hastalığı söz konusudur. Çok az bir kesim hariç, toplumun çoğunluğu ülke meseleleriyle ilgilenmek istemiyor veya ilgileneme gücünü kendisinde bulamıyor. Bu ne biçim maraz ise!..Açlığının nedenini bilemiyor. Neden ben çok çalışıyorum, ama çok az para kazanıyorum? sorusuna cevap verecek gücünü kendisinde bulamıyor. Neden birileri en lüks demeyim, ama başını sokacak bir yeri varken, ben neden kerpiç evde oturuyorum?diye sormak aklına gelemiyor. Neden ben okumadım, ama çocuğum da okuyamıyor? sorusuna cevap bulamıyor. Bütün nedenlerin baş sorunu organize olmuş bir ilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Bu yaratılan organize ilgisizlik fakirliği, fakirlik açlık, açlık düşünemezliği, düşünemezlik de ilgisizliği yaratıyor. Yani bir kısır döngünün, bir şeytan üçgeninin içinde organize ilgisizliğin girdabına kapılmış gidiyor bu toplum. Peki, ilgisizliğin kaynağı nerede? Bun organize ilgisizlik nereden bulaştı bu topluma? İlgisizliğin semirticisi olan hükümetten ve onun yan kollarından, yani televizyonundan, basınından bulaştı. Tam ilgilenmeye başlarken, cıvıklaşan diziler, kafa karıştıran tartışmalar, yarışmalar, yarışmalar...Bütün bu ilgisizliğin sonucu olarak da, toplum oynuyor, şarkı söylüyor, gülüyor, şarkı söylüyor ve gene oynuyor!.. Ülkenin yön değiştirdiğinin farkında bile değil. Sömürüldüğünü anlayamıyor. Direnme gücünü kendisinde bulamıyor, ama Gavvur, un pijamasını satın almak için elindeki 2 kuruşu verebiliyor ve hatta takım kurarak pijamayla maç yapabiliyor!. Ne berbat bir hastalıkmış bu ilgisizlik! Biz nasıl olsa buna yakalandık, Tanrı başka ülkeleri korusun.. Ve çoğu zaman olduğu gibi bu kez de ulusal şairimiz Mehmet Akif Ersoy`un kapısını çaldık cennetteki..Akıl vermesi istedik. Eksik olmasınlar, bizi yine kırmadı ve şu dörtlüsü ile derdimizi paylaştı: İlgisiz olmak kadar dünyada dert yok;/ öyle salgınmış ki mel`un; kurtulan bir fert yok!/Kendi sağlam... Hissi ölmüş, ruhu ölmüş milletin!/İşte en korkunç hüsranın, helakin haybetin! Ne var ki, yine de tatmin olmadık doğrusu. Her ne kadar gözleri görmeyen, kulakları işitmeyen ne söylesek boş ise de ya ötekiler; toplumun canlı kalmış dürüst insanlar bölümü! Onlar için olsun bir şeyler yapılıp ilgileri uyandırılamaz mı? Olur, pekâlâ olur!
Dr. Yüksel Cavlak Dr. Hüseyin Pekin
|