Her gördüğünü Atatürkçü sanma!

 

Türkçe`de bir söz vardır sık sık duyarız: "Her gördüğün sakallıyı baban zannetme". Yıllar geçtikçe, bu sözün ne kadar doğru olduğunu yaşadığımız olaylar bize göstermektedir. Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu`nu (ki İstanbul Tıp Fakültesinden mezunuz) ve yardımcısı Prof. Dr. Nur Serter`in konuşmalarını büyük bir zevkle dinlerken "İşte bunlar gibi insanlar ülkeyi kurtaracaklar" diyorduk. Zaman geçti, ilki rektörlükten ayrıldı,herhalde aktif Atatürkçülükten uzaklaşmış olmalı ki, bir konuşmasına şahit olamadık. İkincisi ise, ÇEV`den ayrılıp kapağı ADD`ye attığını basından öğrendik. Yazılanlarını, konuşmalarını ve hakkındaki iddiaları okudukça hayrete düşüyoruz. "Acaba bu söyledıkleri, şu anda bir moda olan dil sürçmesi mi?" diye düşünmeye çalışıyoruz. Fakat bütün yazılanlar, söylenenler de buraya bağlanacak cinsten değil! O zaman geriye tek bir şey kalıyor; ilerde birisini gördün mü asla "Her gördüğün Atatürkçü, Atatürkçü değil" ile başla ve yaklaş!

Bu sözün ne kadar doğru olduğunu ıspatlayan bir olayı anlayatayım. ADD başkanı olduğum zamanlarda, bir gün torunumu okuldan almaya gittim. Haftanın belirli gününde okulda Türk çocuklarına Türkçe dersi veriliyordu. Dersin ne zaman biteceğini öğrenmek için sınıfa girdiğiminde öğretmenle tanıştım. Konu döndü dolaştı, ADD başkanı olduğum için, döndü dolaştı Atatürkçülüğe geldi. Hoca öyle bir konuştu ki, onu hayranlıkla dinledim bu konuşmayı dinlerken de sıkılmaya başladım. Çünkü bu bilgi karşısında bir başkan olarak küçülüverdim! Ertesi günü dernekte başkan yardımcısına “Dün bir hoca ile tanıştım. Sapına kadar Atatürkçü! İnşallah bizim derneğe gelir de bizleri aydınlatır” dediğimde. Yardımcım, hocanın adını sordu ve adını duyunca “başkanım, o var ya, seninle ağır bir Atatürkçü olur, bir dincinin karşısında da ağır bir tarikatçı olur” dedi. Sonradan onun döner bir fırıldak olduğunu öğrendim. İşte o gün, bu gün birine yaklaşırken hep bu söz aklıma gelir!

 

Dr. Yüksel Cavlak