|
Sahi biz neden bağımsızlık savaşı vermiştik?
Öyle ya biri çıkar sorar:Siz neden ve kimin için kurtuluş savaşı verdiniz? Ne cevap vereceğiz bu soruya? Herhalde ağzımızdan kendimizin de anlayamadığı fısıltı gibi ses çıkar! Bu soruya bakarak ve Türkiye`nin halini göz önüne getirirsek, bu soruyu sorana sadece Valla bizde bilmiyoruz, neden bu savaşın yapıldığını ve milyonlarca şehidin verildiğini veya Valla hiç hatırlamıyorum! demekle yetinmek zorunda kalırız. Şu anda Irak`da nasıl ABD ve diğer yabancı işgal askerleri dolaşıyorlarsa, bizde de Fransızlar, İngilizler, İtalyan ve Yunanlar cirit atıyorlardı topraklarımızın üstünde. Bunların girdikleri yerden çıkarılması o kadar güç ki, ama ne olduysa oldu bunlar Mustafa Kemal`in dediği geldikleri gibi gittiler! Bağımsızlığını, onurunu kazanmış olan bu toplum nasıl olurda, ülkesine yeniden göz dikenlere ilgisiz kalabilir? Böyle bir örnek var mı acaba? Pek zannetmiyorum!.. Sanal olarak bağımsızlığını kazanmış olan ülkelerde bile, yurtseverler tekrar bir araya gelerek ülkelerindeki yabancıları istemiyorlar, kendi gelenek ve törelerine sahip çıkmak istiyorlar. ABD`nin bir eyaleti olan Havai`de aktivistler, ABD`den kurtulmak istiyorlar. Aynı hareket Polonez adalarında da bu direnç göze çarpmaktadır. Diğer dünya ülkelerine refah, insan hakları, aydınlık dağıtmaya kalkan Batının neler yaptıkları hepimizce malum. Kendi ülkesinde atom denemesi yapmayan ABD, Fransa ve İngiltere durmadan Pasifik adalarında atom testleri yapmadılar mı? Bu adaları ve çevreyi kirletmediler mi kendi çıkarları uğruna? Yukarıda belirttiğim gibi, insan hakları, refah yerine girdikleri yerde felaket getirenleri, bizler kalkıp tekrar ülkemize davet ediyor, onlara kucak açarak her isteklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Ve o kadar da ileri gidiyoruz ki, bağımsızlığımız dâhil hemen her şeyimizi vermeye hazırlanıyoruz. Bu durum karşısında Batı dâhil dünyanın diğer ülkeleri de ağızları açık bizi izliyorlardır. Onlarda, bir kurtuluş savaşı vermiş toplumun bu ilgisizliğine hayret ediyorlardır. Kazanımları peyderpey geri verirken, neden bu savaşı verdiğimizi ve kazandığımızı hatırlayamıyoruz! Bu kadar da bellek zayıflığı olur mu? Oluyor demek!.. Hadi diyelim ki, toplumun bellek zayıflığı çok normal, çünkü parantez aydınlarımız bellekteki birikimleri sildiler!. Peki, ama parantez dışı aydınlarımıza ne oldu ki, onlarda bu konuya yeteri kadar eğilmiyorlar? Haksızlık yapmayalım! Sayıları az da olsa; kafa yoruyorlar, yazıyorlar, konuşuyorlar, ama bunlar yetmiyor görüldüğü kadarıyla! Nasıl bir depremden sonra, verilecek nasihatler tavsiyeler, önlemler bir işe yaramıyorsa, ölenleri diriltmiyorsa ve yıkılan binaları doğrultmuyorsa, şimdiye kadar yapılanlar da Almanların Sturm im Wasserglass- Su bardağında fırtına dediği gibi, su bardağındaki fırtına kadar etki yapmaktadır. İşte bu bardaktaki fırtına dışarı taşındığı takdirde, toplumun bellek zayıflığı da azalacak ve sonunda verilmiş olan bağımsızlık savaşının anlamını hem anlayacak ve hem de onu gözbebeği gibi koruyacaktır.
Dr. Yüksel Cavlak Almanya
|