Bizim kahve(2)

 

Hayal etmek de güzel bir şey!..

 

Öğleden sonra bizim kahvede hararetli, ama neşeli bir tartışma vardı. Köşede oturan birisi, elindeki gazeteyi masaya bıraktıktan sonra gülerek “Arkadaşlar! Yaşadık, bizim hükümet, halka bilgisayar verecekmiş” dedi. Öteki masadaki pos bıyıklı, “Yoh ya! Nereden biliyon? diye sorunca , arkadaşı “Aha gazetede yazıyor. Ama 7 sene sonra” diye cevap verdi. “Hayal o hayal” diyerek hep beraber gülmeye başladılar.

Türkçe`mizde “hayal” üzerine söylenmiş birçok sözler vardır. Bunlardan birkaçı: Hayal dünyası, hayal kurmak, hayal meyal, hayale dalmak, hayale kapılmak ve bunun gibi… Gerçekten de hayal etmek, hoş bir duygu! Her insan hayal eder. Hayal edildikçe de hayat bambaşka görünmeye başlar! Boşuna dememişler “Aç tavuk kendisini buğday ambarında sanır” Hayal ederek kendini, bolluk içinde hissetmek kadar güzel bir şey olabilir mi? İyi ki “hayal sözcüğü var! Tanrı korusun, ya bu hayal sözcüğü olmasaydı, ne yapardı bizim politikacılar? Bunu düşünmek bile insana ürperti veriyor. 1938`den itibaren, bu sözcük bizim politikacıların, hele hele 1950`den sonra da, dilenden düşmez oldu! “Türkiye çağı yakaladı” “Türkiye milyonerler ülkesi olacak”, “Haydi Türkiyem ileri!”Her alanda gelişen Türkiye”. Ne kadar güzel sözler, değil mi? İnsan istemez mi, ülkesinin diğer saygın ülkelerin yanında olmasını? İnsan istemez mi, hayat şartları diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi olsun, insanca yaşasın? Türkiye`de 58 defa hükümet değişti. Değişti, ama bu hayal gücü bir türlü değişmek bilmedi! Türkiye`yi 3 yıldan beri “muasır medeniyet” e koşar adımlarla götüren iktidar çok değişik bir hayal gücü sundu topluma! Batının bile yapamadığı, düşünemediği bir 7 yıllık planı açıkladı. Dev adımlarla yürüyen laik Türkiye Cumhuriyeti`nde milli gelir 7 yıl sonra 10 bin dolar olacakmış, ihracat aynı şekilde artacakmış, turizmden gelecek gelir 36 milyar doları aşacakmış (o zaman toplum hiç çalışmayacak herhalde!), halkın %60`ı internet kullanacakmış ve 3,5 yılda alınan yolu ve başarıları kimse yapamamış ve kimse de yıkamayacakmış. 2013`te bizi bekleyen o kadar “mış” lar var ki! Keşke bu hayal edilenler gerçek olsa da bizlerde, başımız dik, alnımız açık dolaşabilsek!... İnsan 7 sene daha, yani 2013`e kadar bekler! 7 yıl dediğin ne ki!..

Hayatta bazen o kadar çok gerçekler var ki, insana hayal etme fırsatı bile vermiyor.20 milyon insanın açlık sınırında, 10 milyonun bu sırın altında olan ve 300 YTL asgari ücretle geçinmeye çalışan bir ülkede nasıl olurda, 45 milyon insan bilgi sayar sahibi olacak? Yoksa bilgisayarlar 2013`ye 50-100 YTL`ye mi satılacak? Üretimin “yok” yazdığı bir ülkede Türkiye kürsel ekonomi olma yolunda nasıl yok kat edebilir? Hepimiz, kürenin yuvarlak olduğunu biliyoruz. Allah muhafaza, kürenin altında kalmakta var!  Yoksa milyarlarca dolar borcu, İMF 2013 yılında silip “Borcunuz yok” mu diyecek? Dedik ya hayal kurmak iyi bir şey de, fazlası da fazla değil mi?

 

 Dr. Yüksel Cavlak