|
Bizim kahve
Kahvede bulunanların bugünkü söyleşilerinin konusu Roma`lı ünlü hatip, yazar ve devlet adamı olan Cicero (Marcus Tullius Cicero) idi.Bunun da başlıca nedeni parlak hatiplerin devlet yönetimindeki rolleri ve bu rollerinin ancak akıl, bilgi ve ahlak ögeleri ile bir arada bulunması koşulu ile insanlığa yarar sağlayabileceği gerçeğinin gün ışığına çıkarılması olmuştu. Konu, bu yönü ile aynı zamanda güncel idi. M.Ö. 106- 43 yılları arasında Roma`da yaşamış olan Cicero, kamusal alanda ilk kez çok güzel konuşan avukat olarak kendini göstermiş, Aristokratlar Partisi başkanı Sula`yı şiddetle yeren konuşmalar yaparak ününü pekiştirmiştir. Ardından Sicilya gene yöneticisi Verres`in uyguladığı şiddet yöntemlerine karşı Sicilyalıların haklarını savunmuş, Pompe`e`nin partisine girmiş, konsül olmuş, lakin Pompe`e Sezar arasında başlayan iç savaşta Sezar`a katılmıştır. Sezar`ın öldürülmesinde Antonius`u şiddetle suçlamış aynı zamanda Oktavias`a da muhalefet etmiştir. Sonunda, II. Triumvira tarafından suçlanılmış ve idam edilmiştir. Cicero, çok iyi bir hatip, yazar olduğu kadar aynı zamanda bir bilge kişidir, filozoftur. Özllikle, üslubunun güzelliği ile ün yapan bir fikir adamıdır. Us`un egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığını ve dünya yurttaşlığı ülküsünü erek (amaç) olarak alan Stoa`cı felsefenin Roma`daki en seçkin temsilcilerinden bir olmuştur. Eşsiz bir konuşma yetisine sahip olan Cicero, Hatip adlı yapıtında, bir kürsü adamının insanları nasıl etkileyebildiği ve başarıya ulaştıracağı konusundaki düşüncelerini belirtir. Bu yapıtı, yazıldığından bu yana değerini hiç yitirmemiştir. Yapıtları ölümünden sonra bir süre unutulmuş ise de, 11. yüzyıldan itibaren onları Latin edebiyatındaki önemli yeri takdir olunmaya başlanılmıştır. Cicero`dan özdeyişler:
Dr. Yüksel Cavlak Almanya/Recklinghausen Dr. Hüseyin Pekin İsviçre/Zürich
|