|
Haki ile yeşil arasında ne fark var?
Renk olarak elbette ki ikisi arasında bir fark var. Haki, yeşile çalan toprak rengidir ve askeri üniformalar bu renktedir. Yeşil ise, sarı ile mavinin karışımından oluşur. Demek ki, iki renk arasında büyük fark varmış. Benim burada anlatmak istediğim, iki rengi karşılaştırmak, anlatmak değildir. Amacım, bu iki ayrı rengi taşıyan görevlilerin yaptıklarını karşılaştırmaktır. Avrupa ülkelerinin yetkililerin gözüne bu haki renk batmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin üniformaları hakidir. Ülkemizde Türk Silahlı Kuvvetleri`nin düzeltici, iyileştirici ağırlığı her alanda göze çarptığından, Batılılar rahatsız olmaktadırlar. Bu rahatsızlıklarını da her fırsatta bunu dile getirirler Kemalizm`i dile getirdikleri gibi! Asker sınırda, asker politikada, asker her yerde diyerek eleştirip duruyorlar. Konuya şöyle tarafsız bir açıdan bakacak olursak, onların haklı olduklarını görürüz. Herhangi bir kenti ele alalım. Sokaklarda en alt rütbeden en üst rütbeye kadar haki renkli üniformayı taşıyan askerlerimizi subaylarımızı görürüz. Caddelerde inzibat askerleri dolaşır vs. hele hele kırsal kesimde Jandarma daha da hâkimdir. Haberlere baktığımızda, ülke konusunda da askerlerin söz sahibi olduğuna dikkat ederiz. Birçok gazeteci de askerlerin her alanda söz sahibi olmasından yakınırlar ve Avrupa ülkeleriyle karşılaştırmaya kalkarak tartışma yaratırlar. Toplum da bunları okudukça, dinledikçe, onlara hak verir Hakikaten doğru ya derler. Öyle ya nereye baksalar, asker, nereye gitseler asker veya Jandarma karşılarına çıkar. Türkiye`de yaşayan, diğer ülkelerdeki durumu bilmeyen halk elbette ki, bu propagandanın etkisi altında kalacaktır. Nedeni de, doğal olan bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Almanya`dan örnek verecek olursak: 80 milyonluk Almanya`da ne köyünde ne kasabasında ve ne de kentlerinde asker, subay görürsünüz. Televizyonlardaki haberlerde de üst düzey subaylardan konu edilmez. O zaman insanın aklına şu soru gelebilir: Almanya`da ordu yok mu? Olmaz olur mu? Askeri, astsubayı ve yüksek rütbeli subayları ve hatta Genelkurmayları bile var giydikleri üniforma haki olmasa bile. Ortalıkta görünmedikleri gibi, basının konu malzemesi de olmuyorlar. Fakat buna karşılık, Almanya`nın caddelerine bir renk hakim; o da yeşil renk. Peki, kim giyiyor bu yeşil renkli üniformayı? Alman polisleri. Köyün, kasabanın, kentlerin caddelerini de hemen her yerde bu üniformayı taşıyanları görmek mümkün. Almanya`da Jandarma örgütü yok. Onun görevini polis üstlenmiş. Kaza mı oldu polis gelir. Otobanda fazla süratle mi gidildi, takibini polis yapar. Bir yerde cinayet mi oldu, polis gider. Yani sizin anlayacağız, Almanya`da hâkim renk yeşildir. Yani başka bir deyimle, Almanya polis devletidir. Bizde her köşede haki üniformalıları görürken, Almanya`da yeşil üniformalıları görüyoruz. Bizim açımızdan haki ile yeşil arasında pek büyük bir fark yok. Bizler haki renge alışmışken, onlarda yeşile. Belki diğer Avrupa ülkelerinde bu renk mavi de olabilir ve oların caddelerinde askerler dolaşmayabilir... İşte bu iki renk arasındaki farkı açıklamadan, bizin basın TSK`ya ver yansın yapıyor. Askerin kışlaya çekilmesini ve susmasını istiyor ve de halka tek yönlü olarak bunu anlatmaya çalışıyor. Avrupa ülkelerinde haki üniformayı görmeye gerek yok, çünkü onların ne komşularıyla ne de ülkenin içindekilerle bir sorunu var. Onların tek sorunu, hak, hukuku ve insan haklarını savunmak için, yabancı ülkelere askeri yardım amacıyla asker göndermek. Bizim ülke böyle mi? İçten dışardan sarılmış, tehdit altındadır. Birisinin bu görevi üstlenmesi şart! Bunu da TSK yapmak zorunda bırakılıyor. Zorunda bırakılıyor, çünkü bu ciddi sorunları üstlenecek ne muhalefet var ne de sivil toplum örgütleri. Zaten Mustafa Kemal ve O`nun devrim ve ilkeleri Batılıların gözüne batan bir diken ve TSK`da O`nun ordusu olduğu için, hem Batılıların ve hem de işbirlikçilerin bu haki renk işlerine gelmiyor. TSK, Türkiye`ye tarih armağanıdır. Türk halkının ne zaman başı sıkışsa, gözleri şanlı haki üniformalıların üstüne çevrilir. O bir okuldur, özellikle doğulu ve güney doğulu gençlerimiz Türkçe dil bilgisi, okuma yazma, temel yurttaşlık bilgilerini askerlikte öğrenirler. O, bir sivil savunma örgütü dür. Bu konuda yasaların yapılması yüzeyde kalır. Önemli olan yaygın, etkin uygulamadır. Türkiye deprem kuşağındadır. Ayrıca sel baskını, toprak kayması, orman yangıları gibi doğal afetlerle karşılaşılması hiç de ender olaylar değildir. Bunlarla başa çıkabilmesi donanımlı bir sivil toplum örgütü oluşturulmasına bağlıdır. Türkiye koşullarında bunun da en kolay, en pratik çaresi TSK`ya başvurulmasıdır. Ve de bizim şanlı haki üniformalılarımız bu görevi her zaman seve seve yapmaktadırlar. Doğruları, yararlı olanı görmeyecek derecede miyop olanlar ne derslerse desinler, haki rengini yaşayanlar görevlerini yapmayı sürdüreceklerdir.
Dr. Yüksel Cavlak Almanya Dr. Hüseyin Pekin İsviçre
|