|
Gittikçe buruklaşan cumhuriyet

Şunun şurasında ne kaldı ki,
üç gün sora cumhuriyet bayramını kutlayacağız. 68 yıldır hep aynı sözleri
tekrarlar dururuz. Atatürkçülerin en çok sevdiği 10. Yıl Marşı lüks
salonları çınlatır. 83 yaşında genç Cumhuriyetimiz diye de nutuk atmayı
ihmal etmeyiz! İşte bu coşkuyla da her geçen yıl cumhuriyetimizin gittikçe
buruklaştığını anlayamıyoruz. Geriye dönüp bir baksak... Ne demişti Mustafa
Kemal, 28 Ekim gecesi Çankaya`daki bağ evinde? Yarın Cumhuriyeti ilan
edeceğiz Ve sözünde de durdu ve yeni kurulan ve halkın egemenliğine dayanan
devletin adı Türkiye cumhuriyeti oldu. Diğer büyük bir sevinç de 42 yaşına
basmış olan Mustafa Kemal bu devletin cumhurbaşkanı olmuştu. Tanrı`dan başka
daha ne istenirdi ki?..,
O devirleri yaşamış olanların,
İzmir Karşıyaka`da yeni açılan bir ilkokula Cumhuriyet İlkokulu adı
verildiğini hatırlarlar. Gene aynı şekilde;
Cumhuriyet bize nimet,
Benliğini buldu millet,
Bizde bugün hâkimiyet,
Reisimiz Kemal Paşa.
Büyük Gazi sen çok yaşa.
Veya
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar.,
Cumhuriyetin önemi belirtmek
için bakınız, İsmet İnönü ne demişti:
bir köy çocuğunun da
yarının cumhurbaşkanını göremeyenler gerçek cumhuriyetçi olamazlar
Gerçekte de yeni kurulmuş olan
laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti 1923`ten 1938` e kadar altın devrini
yaşadı diyebiliriz. Hızlı bir 15 yıl geçmiş, devrim devrimleri takip
etmişti. Hemen her yıl, halk 29 Ekim`i büyük bir coşku ile kutlamak için
sabırsızla bekliyordu. Yalnız bir grup değil, bütün Türk halkı bu günü
kutluyordu. Cumhuriyetin 10`uncu yılını burada anlatmaya gerek yok. O başlı
başına bir tarih!.. Aradan 83, O`nsuz ise 68 yıl geçti.O büyük insanın
kurmuş olduğu laik, demokratik Türkiye cumhuriyeti`nde bu yaşadıklarımızdan,
söylediklerimizden sadece ve sadece boş bir seda olarak kaldı.İsmet
İnönü`nün sözü bir kez gerçekleşti ve biri cumhurbaşkanı oldu!..
Devrimlere darbe vurulmasaydı,
açılan Köy Enstitüleri kapanmasaydı, çağdaş eğitim dinsel eğitime
dönüştürülmeseydi ve cumhuriyet bozuk para gibi carcur edilmeseydi, bugün
değil meclis, ülkenin her bir yanı gerçek cumhuriyetçilerle dolup taşacaktı!
Bölük pürçük olmayacak, bir bütün olarak dünya devletlerinin karşısına
çıkacaktık!
Hangi Cumhuriyet
Bayramı`mızı kutlayalım? Tarikatların, şeyhlerin, Kuràn kurslarının, İmam
Hatiplileri, kara çarşaflıların, sıkma başlıların sardığı ülkenin mi yoksa
geriye dönüp 1923- 1938 yılının Cumhuriyet Bayramı`nı mı kutlayalım? Ceyhun
Atuf Kansu Bağımsızlık Gülü şiirinde dediği gibi, çileli gülü
kurtardıktan sonra mı?
....
Hoyrat ellerinden alıp o gülü
Hangi ellerden?
Uzak Teksaslı çobanların
Bilmediği, uğruna can
vermediği
Türkiyeli o çileli gülü.
Yazımızı Mustafa Kemal`in 29
Ekim 1923`de okuduğu söylevin son cümleleriyle özetleyerek kapatalım ve
sorularına hepimiz birer cevap arayalım:
Türkiye Cumhuriyeti mesut,
muvaffak ve muzaffer olacaktır. Bu inanca yüreğimizden kattığımız nedir?
Halkın mutluluğu için neler yapıyoruz? Cumhuriyetin başarısı için emek
veriyor muyuz? Cumhuriyetin sorunları bunlardır...
Dr. Yüksel Cavlak Almanya
Dr. Hüseyin Pekin İsviçre
|