Emperyalizm`in çirkin oyunları

 

Elbette ki yazımızda gelmiş geçmiş tüm ulusalcı dünya liderlerinin tüm uygulamalarından örnekler sergileyecek değiliz. Takdir edesiniz ki, böylesine kapsamlı bir konuda bizler de seçici olmak zorundayız.

Tabiatıyla önce Mustafa Kemal Atatürk`ten:

 

Yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti`nin de bir bankanın kurulması fikri Mustafa Kemal`den gelmiş ve kurulacak olan İş Bankası`görevine Doyçe Bank Orient`te çalışmış olan Celal Bayer getirilmişti. Bayer 1982`de kuruluşun öyküsünü su sözlerle ifade etmiştir: “Biz bismillah dedik işe koyulduk. Atatürk, “Git Osmanlı Bankası`ndan 25 bin lirayı al bu işe başla!” 1924- 19 29 yılları arasında 27 adet ulusal banka kurulmuştur. Ulusal bankaların kurulması, emperyalistler huzursuzlaşıp “Türkler bankacılıktan ne anlarlar?” sözüne en güzel cevap olmuştur.[Bu konuda daha fazla bilgi almak için kaynakça: Türkiye İş Bankası Tarihi; Prof Uygur Kocabaşoğlu : Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, Ararlık 2001]

Mahatma Gandhi:

 

Hindistan`ın yetiştirdiği hukukçu kahramandır. Önce Güney Afrika`da uygulanan “ırk ayrımı” na karşı soydaşlarını savundu. 1920`den itibaren Hindistan`a geçerek İngilizlere karşı mücadele verdi. Bu mücadelede kullandığı “Sivil itaatsizlik” yöntemi sonuç verdi. 1928`den sonra bu görevi Nehru`ya devretti ve kendisini kitlesel eğitim ve yoksullukla savaş, halklar arasında şiddete son verme uğraşlarına adadı. En kaliteli kumaşlar, Hindistan`ın yerli yünlerinden İngilizlerin fabrikalarında dokunduğundan bunlara boykot ilan edildi. Başta kendisi olmak üzere, halkı el tezgahı dokuması giysiler giydiler. Ve bu sonuç verdi. II Dünya Savaşı`ndan önce “yarı koloni” olarak tanıdığımız Hindistan bugün, dünyanın sayılı bağımsız ülkelerinden oldu.[Hatırlanacağı gibi, Türkiye`de iki kez yabancı mallara boykot uygulandı. Sözde! Sonuç pek parlak olmadı. Olmadı çünkü bunu yürütecek bir güç maalesef yoktu. Sonunda boykot bir gösteriden öteye gidemedi.]

Nelson Mandela:

 

Beyazların “Apartheid” (Irk ayrımı) politikası uygulandıkları, büyük çoğunluğu olan siyah derili insanların köle muamelesi gördüğü Güney Afrika`da N. Mandela, silahlı mücadele yöntemini uyguladı. 1962`de tutuklandı 28 yıl müddetle hapis hayatı yaşadı. Sonunda, beyazların hükümetinin başkanı F. De Klerk`in demokrasiye geçiş politikası uygulaması ile 1990`da serbest bırakıldı. Seçimler sonunda cumhurbaşkanlığına seçilen Mandela, “beyazlar bizim öğretmenlerimizidir. Onlarla birlikte yeni demokratik Güney Afrika`yı inşa edeceğiz” diyordu. İktidardaki siyah çoğunluk bu söze sadık kaldı.

Cemal Abdül Nasır:

 

Arap dünyasının önde gelen ulusalcı liderlerindendir. 1956 yılının Haziran ayında Süveyş Kanalı şirketlerini devletleştirdi. Tazminat da ödediği halde emperyalistleri tatmin edemedi. İngilizler, Süveyş Kanalı`nda görevli olan bütün personeli “Araplar bu işi beceremez” mantığı ile gemi trafiğini, engellemek için geri çekti. Fakat düşündükleri gibi olmadı. Yetiştirilen Arap personeller, bu görevi büyük başarı ile sonuçlandırdılar ve gemiyi açık denize kazasız belasız ulaştırdılar. Bu başarıyı sindiremeyenler Mısır`a savaş açtılar. Ne var ki, ABD, Sovyetler Birliği ve BM`in araya girmesiyle saldırgan ülkeler askerlerini çekmek zorunda kaldılar. Sonunda ulusal güçler zafer kazanmışlardı. Bu da gösteriyor ki, ulusalcılık o kadar güçlü bir kuvvet ki, bunun önünde durmak veya yenmek mümkün değil!

Hugo Chavez:

 

Güney Amerika ülkelerinden petrol zengini (halkı yoksul) Venezüella`nın devlet başkanı H. Chavez`in “büyük dönüşüm politikası” uygulamasının öncelikle hedefi yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele etmektir. Her ikisinin de kaynağında emperyalizm canavarının bulunduğunu saptayan Chavez, mücadelesini emperyalizme karşı mücadeleye odaklamıştır. “Bütünsel mutluluk” ancak bu savaşın kazanılmasıyla sağlanacaktır. H. Chavez`in mücadele yöntemi pek yönden Kemalizm ile örtüşmektedir. O da tıpkı, Mustafa Kemal gibi halkın sevgilisi olmuştur.

 

Dr. Yüksel Cavlak Almanya

Dr. Hüseyin Pekin İsviçre