|
Almanya`dan haber
En altta Türkler vardı zaten!
Son zamanlarda ekonomik sıkıntıdan dolayı Almanya`da bir tartışmadır gidiyor. Bir zamanlar fakir ile zengin arasında tampon görevini gören orta tabaka gittikçe erimeye başladı ve aradaki mesafe açıldıkça açıldı. Bunun da nedeni daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi, Euro`ya geçiş ve Doğu Almanya`nın Batı Almanya`ya bağlanmasıdır. Alman hazine kasası boş! İktidar, hazineyi doldurmak için kaynaklar aramaktadır. 2007`de KDV, %16`dan % 19` a çıkarılacak. Birçok sosyal yardımlarda kısıtlanmaya başlandı. Buna rağmen, hazineyi doldurmak pek o kadar mümkün gözükmüyor. Euro dolaysıyla ele geçen paranın alış gücü oldukça zayıfladı, çünkü dün 1 DM`a aldığını bugün 1 `ya alıyorsun. Değişen sadece para birimi ve alış gücünün zayıflaması. Bu durumdan sadece Türkler değil, diğer yabancılar ve Almanlar da etkilendi. Fakir tabaka, daha sık olarak nerede ucuz gıdalar ve giyim eşyaları satılıyorsa, oraya gitmek zorunda bırakıldılar. Kentlerin bazı yerlerinde ucuz gıda maddeleri satılmaktadır. Buralardan alış veriş yapmak için, insanların ellerine sıra numarası tutuşturulmaktadır. Ucuz alışveriş merkezlerine veya fakirlik sınırında ve altında yaşayanlar yalnız Türkler değildir. Almanlar ve diğer yabancılar da bunlardan bu gibi yerlere gitmektedirler. Onun için En altta Türkler var! demek doğru olmaz. Doğru olmaz, çünkü burada Türkler başlangıçtan itibaren alttaydılar. Adı üstünde GÖÇ... 1960`da itibaren Avrupa`nın çeşitli ülkelerine gelen Türkler, buralara Avrupa`nın tadını çıkarmak, üst tabakayı oluşturmak için gelmediler! Çalışmaya, ezilmeye geldiler. Para kazalım, biriktirelim ve sonra ülkemize dönerek hayatımızı garanti altına alalım düşüncesiyle yıllarca altlarda güreştiler. Pek azı kendisini kurtardı, ama çoğu kendisini ve ailesini perişan etti. Bütün bunlar yetmemiş gibi de, biriktirmiş olduğu paralarını din bezirgânlarına kaptırdılar. Yıllar sonra birileri çıkıp daha doğrusu tuzları kuru olanlar ve üst tabakada yaşayanlar En altta Türkler de var demez mi! Yalnız Türkler mi? Bütün dünyada, ezilen tabaka yani işçiler, geldiği ülkenin adı ne olursa olsun en alttadırlar. En altta Türkler de var demekle soruna çözüm bulanamayacağına göre, üst tabakada bulunanların yapacağı tek, ama tek şey burada yaban ellerinde yalnız bırakılmış Türk toplumuna öneri yerine, yol gösterip yardım etmeleridir. Ne yazık ki, yıllardır bu yapılamadı. 45 yıl sonra da kalkıp, teori üstüne teori üretilmektedir. Herhalde bu da yetmemiş olmalı ki, göçün 45. yılı kutlanmaktadır!.. Ve gene ne yazıktır ki, binlerce dernekler, federasyon yetkilileri kendileri tatmin etmekten öteye gidememektedirler. Sonunda, sürüden ayrılanı kurt kapar sözünde olduğu gibi, altta kalanı da bir değil birkaç kurt kapıverdi! Bu söz, söz olmaktan çıkıp, bir gerçek oldu...
Dr. Yüksel Cavlak Almanya
|